Cunda'da Kısa Sürede Gezilebilecek Yerler

Cunda, tek bir merkezde toplanmış olmasına rağmen adanın birbirinden farklı ve uzak noktalarına dağılmış koyları ve tarihi yapıları da bulunduğu için kısa sürede tamamını gezmenin mümkün olmadığı bir alan.

Pateriça Koyu, Ayışığı Manastırı ve Kızlar Manastırı adanın merkezinden bağımsız olan yerlerden sadece birkaçı. Çevresinde yerleşimin olmadığı küçük adacıkların da bulunduğu Cunda’nın merkezinde ise görülmeye değer pek çok alan bulunuyor.

Pateriça Koyu Yolu

Ayvalık’ın merkezinden sürekli olarak hareket eden minibüsler, Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü üzerinden Cunda’nın kalbi sayılabilecek sahil kısmına kadar ulaşım sağlıyor.

Sahil kısmında ilk dikkat çeken yapı, Despot Evi. Bakımsızlıktan dolayı günümüzde harabeye dönüşmüş olsa da tarihi önemi nedeniyle özellikle Yunanistan’dan gelenlerin ve diğer yabancı turistlerin ilgi gösterdiği bir yapı.

Sahil kısmında Girit Mutfağı’na özgü lezzetler servis eden restoranlar oldukça fazla. Menülerinde sayısız balık, deniz mahsulü, meze ve salata çeşitleri bulunduran Cunda restoranları, adayı ziyaret etmek için başlı başına bir sebep. Aynı bölgede adanın simgeleri olan zeytinyağı, zeytinyağı sabunu, sakızlı muhallebi, sakızlı dondurma ve Cunda’ya özgü hediyelik eşyalar satan dükkanlar da mevcut.

Cunda Despot Evi

Cunda restoranları arasında adanın tarihine tanıklık etmiş, tarihi bir mekan dikkat çekiyor... Oldukça popüler bir mekan olan Taş Kahve’nin her detayında Rum mimarisinin ve geleneklerinin inceliklerine rastlamak mümkün. Dibek kahvesi ise buranın çok tüketilen lezzeti.

Taş Kahve’nin yanından, adanın tepesine doğru çıkan Arnavut kaldırımlı sokakları tarihi Rum evleri çevreliyor. Günümüzde çoğu Cunda otelleri ve Cunda butik otelleri olarak kullanılan bu evler, özgün bir yapıda, farklı renklerde ve iki katı geçmiyor.

Taş sokaklardan adanın tepesindeki tarihi yel değirmenine doğru ilerlerken sağ tarafta restore edilmiş, büyük bir kilise görülüyor. Cunda’nın yel değirmeni ile beraber iki önemli simgesinden biri olan Taksiyarhis Kilisesi, müzeye dönüştürülmüş durumda. Kilise içindeki işlemeli sütunlar, freskler ve özel, renkli camlar oldukça dikkat çekici. Kilisede sergilenen eserler arasında ise eski model minyatür arabalar,  farklı kültürlere ait oyuncaklar gibi birçok eser bulunuyor.

Cunda ve Taksiyarhis Kilisesi

Taksiyarhis’in ardından tepeye çıkan yolun sağ kısmında yine bir kilise ile; Panagia Kilisesi ile karşılaşılıyor. Sadece üç duvarı ayakta kalabilmiş ve harabeye dönmüş olan bu yapı, adada restore edilmeyi bekleyen tarihi yapılardan sadece biri.

Panagia’dan yukarıya doğru devam edildiğinde ise nefes kesen manzarasıyla tarihi yel değirmeni sizi bekliyor. Alt kısmı kafe-restoran olarak kullanılan değirmenin yanındaki Agios Yannis Kilisesi ise Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı olarak hizmet veriyor.

Sevim Necdet Kent Kitaplığı

Cunda’da kısa sürede gezilebilecek yerleri tamamladıktan sonra yel değirmeninin olduğu noktada içeceğinizi yudumlarken, büyüleyici manzarayı seyredebilirsiniz.