Bozcaada Tatil

Türkiye’nin en büyük üçüncü adası olan Bozcaada, tek bir merkezden oluşmasına ve hiç köyü bulunmamasına rağmen keşfedilecek pek çok yapıya, plaja, aktiviteye ve lezzete ev sahipliği yapıyor.

Adanın kuzeydoğusunda yer alan şirin merkezine, Çanakkale, Geyikli’den hareket eden feribotlarla yaklaşık yarım saatte varılabiliyor. Küçük limanda sizi ilk karşılayan ve dikkatleri üzerine çeken yapı ise Bozcaada Kalesi.

Bozcaada Kalesi Genel Görünüm

Bozcaada, farklı uygarlıkların kesiştiği bir noktada ve karaya yakın bir konumda yer aldığı için yüzyıllar boyunca istila ve yağmalanma gibi tehlikelerle karşı karşıya kalmış. Bu kadar küçük ve mütevazı bir yerleşim yeri için bu kadar büyük ve ihtişamlı bir kale yapılmasının sebebi de adanın tehlikelere açık olan konumu. Farklı dönemlerde Cenevizliler, Fenikeliler ve Venedikliler tarafından kullanılan kale, 1815 yılında 2. Mahmut’un yapıyı tamamen yeniletmesiyle son halini almış. Ziyarete açık olan kale, konser dönemlerinde de kullanılıyor.

Bozcaada Sokakları

Kalenin çevresini oluşturan ada merkezi; Rum mahallesi olarak bilinen Cumhuriyet mahallesinden ve Türk mahallesi olarak bilinen Alaybey mahallesinden oluşuyor. Rum mahallesinde birbiriyle paralel, meydanı olmayan sokaklar bulunurken, Türk mahallesinde ise düzensiz ve meydanlara çıkan sokaklar yer alıyor.

Adanın sokaklarında görülen bu farklılık evlerinde de dikkat çekiyor. Rum mahallesinde daha çok beyaz renkte, söveli kapı ve pencereleri olan maksimum iki katlı evler bulunurken, Türk mahallesinde farklı renklerde, ahşap ağırlıklı, cumbalı evler bulunuyor.

Bozcaada Sokakları

Rum mahallesinin ortasındaki Meryem Ana Kilisesi, adanın tarihi ve önemli simgelerinden biri. Üzerinde yazan yapım yılı 1869 olsa da bu bilginin doğruluğu kesin değil. Kilise sadece Pazar sabahları ziyarete açık.

Türk mahallesinde yer alan Alaybey Camisi ise 1700’lü yıllarda inşa edilmiş ve harap haldeyken ismini aldığı kale kumandanı Miralay Ahmet Ağa tarafından tekrar yaptırılmış. Cami günümüzde kullanıma açık ve ziyaret edilebilir durumda.

Adanın merkezindeki görülmesi gereken yerlerden bir diğeri de Bozcaada Müzesi. Eski Bozcaada fotoğraflarından, Osmanlı’ya ait belgelere, yıllanmış Bozcaada şaraplarından, düşman kuvvetlerinin eşyalarına kadar müzede Bozcaada’yla ilgili pek çok detay yer alıyor.

Bozcaada Müzesi

Adanın merkezi dışında özellikle güney kıyıları plajlarından dolayı oldukça yoğun ilgi görüyor. Rüzgar genelde kuzeyden estiği için daha çok güney sahillerinin tercih edildiği adanın en ünlü plajı Ayazma Plajı. Akvaryum Koyu ise özellikle su altını keşfetmekten hoşlananlar için ideal.

Bozcaada’nın batısı ise nefes kesen gün batımlarına ev sahipliği yapıyor. Batı Burnu olarak bilinen alanda rüzgar türbinleri ve terk edilmiş Polente Feneri muhteşem manzaraya eşlik ediyor.

Bozcaada’nın temel geçim kaynaklarından biri olan üzüm, adanın lezzetleri arasında balık ve deniz ürünleri ile birlikte en baskın tatlardan biri Bu yüzden Bozcaada şarabı, Bozcaada reçelleri (özellikle Bozcaada domates reçeli) ve Bozcaada pekmezi ünlü.

Bozcaada Şarabı

Rüzgar sörfü ve dalış adada en sık yapılan su sporları arasında. Rüzgar sörfü ve dalışa ek olarak su kayağı, kano ve jet ski gibi birçok aktivite yine Bozcaada’da gerçekleştirilebilir. Ayrıca adayı ve çevresini denizden keşfetmek isteyenler tekne turlarına da katılabilir.

Bozcaada’da konaklama seçeneklerinin çoğu merkezde toplanmış küçük otellerden oluşuyor. Genellikle oda kahvaltı hizmeti sunan Bozcaada otelleri ile beraber adanın farklı noktalarına dağılmış olan Bozcaada bağ evleri de bulunuyor.