Assos Gezilecek Yerler: Asos'a Gitmeden Önce

Athena Tapınağı: M.Ö. 530 yılında, Akropol’ün en yüksek noktasına (236 metre) kurulan Athena Tapınağı, Assos kalıntılarının en önemli kısmı. Yunan mitolojisinde Zeus’un kızı ve bilgeliğin sembolü olan Athena, el sanatlarının ve zanaatın koruyucusu olarak da biliniyor. Kentin koruyucusu olduğuna inanılan Tanrıça Athena'ya ithaf edilmiş tapınak, mimarlık tarihi açısından da önemli bir özelliğe sahip. 

Assos Athena Tapınağı

Athena Tapınağı

Athena Tapınağı, adını taşıdığı tanrıçaya yakışır şekilde kabartmalı frizleri ve işçiliğiyle dikkat çekiyor. Tapınaktan ancak iki basamaklı podyum, günümüze kadar ulaşabilmiş. Kazılarda ana bölümde yer alan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak daha sonraları yok olmuş. Tapınağın kabartmaları, Paris, Boston ve İstanbul Arkeoloji müzelerinde görülebilir durumda. Dorik başlıkları, sütun kaidelerini ve diğer mimari kalıntıları çevrede görebilirsiniz.

Ayrıca ünlü filozof Aristoteles de 3 yıl boyunca burada yaşamış ve dersler vermiş. Hem Ege Denizi’ne hakim muhteşem manzarası, hem tarihi ile Athena Tapınağı, saatler geçirilebilecek bir nokta.

Tapınağın da bulunduğu antik alana giriş ücretli fakat öğrencilerden para alınmıyor. Tapınak, uzun bir akşamüstü yürüyüşünden sonra güneşin batışını seyretmek için ideal bir yükseklikte. Tapınağın bulunduğu bölge ayrıca her sene Eylül ayında gerçekleştirilen Assos Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.

Behramkale Köyü: Antik Kent’in yanında yer alan Behramkale Köyü, Osmanlı döneminde inşa edilmiş taş evlerden oluşuyor. Köyde, tarihi cami ile birlikte I. Murat zamanında yapılmış ve bugün kullanılmayan Tuzla Çayı üzerindeki köprü de görülmeye değer.

Behramkale Köyü

Akropol: Antik kenti gezebilmek için yukarıya, Behramkale Köyü’ne çıkmak gerekiyor. Köyün daracık, Arnavut kaldırımlı sokaklarından geçilerek varılan Assos akropolü 238 metre yükseklikte yer alıyor. İç surlara, Osmanlı döneminde ve günümüzde onarım yapılmış. Hem denize, hem de karaya egemen bir tepeye kurulmuş olan Akropol (Antik kent), 3 kilometre uzunluğunda bir surla çevrelenmiş durumda. Akropolün kuzeyinde ise bugün Behramkale köyü bulunuyor. Dönemin mimarisini gözler önüne sermesi açısından önemli bir yere sahip olan surlar, işçiliği ve özgün stillerde yapılmış kapılarıyla dikkat çekiyor. 

Behramkale Köyü 

Agora: Akropol’ün güney yamacında yer alıyor ve etrafında dönemin resmi yapıları bulunuyor. Agora Tapınağı’nın, M.Ö. 2. yüzyıldan kalan kısımlarını görebilirsiniz. Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden, özgün planı hakkında kesin bir bilgi mevcut değil.

Bouleuteiron (Meclis): Agora’nın doğusunda bulunan kürsü, heykeller ve küçük anıtsal yapılardan meydana geliyor.

Tiyatro: M.Ö. 2. yüzyılda Agora’nın yakınına kurulmuş olan yapı, son yüzyıla dek tümüyle korunmuş ve günümüzde restorasyon çalışmalarıyla tekrar kullanılabilir hale getirilmeye çalışılıyor. Geleneksel Grek tiyatro planına uygun olarak at nalı şeklinde inşa edilen tiyatro, Roma döneminde yenilenmiş.

Stoa: Önü sütunlu, üstü kapalı galerilere verilen isim olan stoalardan biri Agora’nın kuzeyinde, diğeri ise güneyinde bulunuyor. Kuzeydekinin M.Ö. 3. yüzyılın sonunda veya 2. yüzyılın başında yapıldığı tahmin ediliyor. İki katlı, Dorik tarzda inşa edilmiş olan yapının alt katındaki sütunların arası dörtgen panolarla süslenmiş. İkinci katın duvarında ise tavanı oluşturan ağaç kütüklerin yerleştiği delikler görülebiliyor. Aynı dönemden olan güney stoa, üç katlı. Orta katta 13 dükkan yer alıyormuş. Alt katta ise sarnıç ve 13 adet hamam bulunuyormuş. .

Nekropol: Helenistik Roma döneminden kalma Nekropol’ün doğu ve batı kapılarını bağlayan yol boyunca, mezar ve anıtlar sıralanmış. Batı kapısının kuzeyinde, Publius Varius’un mezar kalıntıları yer alıyor.

Athena Tapınağı

Behramkale Hüdavendigar Camisi: XIV. yüzyılda, I.Murat döneminde, Assos yıkıntılarının bulunduğu tepeye kurulmuş, ihtişamlı bir yapı. İnşa esnasında Bizans ve Roma dönemi kalıntılarının kullanılmış olması oldukça ilgi çekici. Alçı mihrabı süsleyen yaprakların iç kısımları kabartma rumilerle bezenmiş. Mihrap nişinin yan kısımlarında sütuncuklar bulunuyor. Ana mekan, 8 köşeli kasnağa oturan bir kubbeyle örtülmüş. Son cemaat yerinin iki tarafı kapalı olup, yanlarda basık kemerle, ortada ise uzunlamasına tonozla örtülü. Tarihi caminin minaresi olmamasına rağmen ihtiyaç olduğunda hala cami olarak kullanılabiliyor.

Behramkale Hüdavendigar Köprüsü: XIV. yüzyılda Tuzla Çayı üstüne yerel taşlardan inşa edilmiş olan köprünün sivri kemerli yan gözleri 7 metre, orta gözü 15 metre yüksekliğinde. Köprüyü günümüzde sadece yayalar kullanabiliyor